23 Ocak 2012 Pazartesi

Fotoğraf makinesi alacaklar dikkat

Fotoğraf makinesi almak öyle he diye olmaz ilk önce ihtiyacınıza bakıcaksınız,seyahat eden biriyseniz alacağınız fotoğraf makinesi değişir.Eğer işiniz fotoğrafçılık ise zaten bana söz düşmez,eğer bu işe yeni adım atmış veya sadece hobi olarak fotoğraçılık yapmak isteyenler bu yazıyı sonuna kadar okusun

1- Bir makinenin Megapixel değerinin çok büyük olması o makinenin fotoğraf kalitesinin daha iyi olacağı anlamına gelmez. 

Megapixel fotoğrafın büyüklüğünü temsil etmektedir, aynı zamanda çekilmiş bir fotoğrafta bulunan pixel sayısının ifadesidir. Daha da açmak gerekirse, fotoğraf pixel dediğimiz çok küçük kareciklerin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Bir resmi AcdSee gibi bir programla büyüttüğümüzde fotoğrafın giderek kare kare bir bozulmaya uğradığını farkederiz. İşte bu pixellerin büyütülmesinden kaynakalnıyor. Bir resmin Megapixel değeri ne kadar büyükse büyütüldüğünde kalitesi o kadar az bozulur.

Megapixelin işlevi bir dereceden sonra kullanım alanına göre değişmektedir. Şöyleki aynı fotoğraf karesi bir 5 megapixellik bir de 3.2 megapixellik makinelerle çekildiğinde 5 olanının 3.2 olanından tek farkı ebat olarak daha büyük olmasıdır. Fakat bu büyüklük eğer profesyonel fotoğrafçılıkla uğraşılmıyorsa gereksiz bir büyüklük olabilmektedir.

Bir fotoğrafı baskı almak için fotoğrafçıya götürdüğünüzde kaliteli bir fotoğraf baskısı için fotonun 3 megapixelde çekilmiş olması yeterlidir. Yani 2 megapixelde çekilmiş bir fotoğraf, standart boyuttaki bir kağıda tab edilince kalitesi, 3 megapixelde çekilmiş bir fotoğrafa göre düşük olabilmektedir. Fakat 5 megapixel ile çekilmiş bir fotoğraf, aynı standart boyuttaki bir kağıda tab edildiğinde ise yine 3 megapixellik ile tamamen aynı kalitede olmakta, daha kaliteli olmamaktadır. Bunun nedeni standart büyüklükteki kağıda yapılan baskıda maximum 3 megapixelin kullanılabiliyor olmasıdır.

O nedenle 3.2 den yüksek megapixel değerlerinde çekilen fotoğraflar, eğer çok büyük kağıtlara tab edilmeyecekse (standard büyüklükten daha büyük olan kağıtlara) ekstra hiçbir avantaj sağlamamaktadır. Bunun için 3.2 megapixelden yukarı fotoğraf makinelerine amatör kullanıcıların meyil etmesi yok yere fazladan para ödemekle sonuçlanabilmektedir.

Tabi eğer standard olandan daha büyük fotoğraflar çekip bastırmak istiyorsanız 5 megapixel ve yukarısı makineler burada devreye giriyor ve alınabilir oluyor. Bu nedenle normal kullanıcıdan çok daha özel bir kesime hitap ediyor.

Bu noktada makineyi hangi amaçla kullanıcağınızı bilmeniz ve ona göre bir megapixel büyüklüğü belirlemeniz sizin için avantajlı olacaktır. Eğer normal bir kullanıcı olacak ve sanatsal fotoğraflarla uğraşmayacaksanız 3.2 megapixel çok iyi bir tercih olacaktır.


2- Dijital zoom ile optik zoom aynı işlevi görmez.

Bir makine alacaksanız onun dijital zoomunun kaç X olduğundan ziyade optik zoomunun kaç X olduğuna dikkat edilmelidir. Bu dijital zoom olmasın anlamına da gelmez.

Dijital zoomun tek yaptığı, AcdSee deki bir resmi + tuşuyla büyütmenin yaptığı etkidir. Yani tam olarak yaptığı şey, makinenin arkasında bulunan LCD ekranda zoom yaparak çekilmiş olan resmi büyüterek ayrıntıları görmenizi sağlamaktır. Çünkü makinenin LCD ekranı çok küçüktür ve çekilmiş olan resme tam ekran baktığınızda fotoğraf çok küçük görünmektedir. İşte dijital zoom burda devreye girmekte ve resmin belli bir noktasını daha büyük görebilmenize yardımcı olmaktadır. Bunun dışında hiçbir fonksyonu yoktur. O nedenle sakın digital zoom bilmem kaç X kandırmacasına düşmeyin.

Optik zoom ise belirli bir görüntünün fotoğrafını çekerken ona durduğunuz yerden yakınlaşıp uzaklaşarak kareyi istediğiniz ölçüde yakalamanızı sağlayan fonksyondur. Bu fonksyonun işlevi fotoğrafı çekmenize kadar olan sürede geçerlidir. Optik zoom ne kadar fazlaysa sizin için o kadar kullanışlı olacaktır. Bu nedenle fotoğraf kalitesine etkisi vardır ve önemlidir.


3- Bir makinenin fotoğraf kalitesini belirleyen en önemli etmen ise o makinenin kullandığı optik lensin kalitesidir.

Düşünüldüğünün aksine bir makinenin fotoğraf kalitesini, megapixel değerinden ziyade o makinenin kullandığı optik lens belirlemektedir. Bu nedenle seçim yaparken ilkin optik lens olarak önde olan üreticileri tercih etmeniz avantajınızadır. Çünkü çoğu küçük firma çok yüksek özellikler ve nispeten düşük fiyatları ile size cazip görünmesine rağmen, kullandığı optik lensin düşük kalitede olmasıyla sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Birçok küçük marka, kasasının haricinde iç yapı olarak birbirinin aynısıdr. Çünkü bütün parçaları piyasadan toplamakta ve yalnızca dış gövdesinde küçük farklılıklara giderek satışa sunmaktadır. Buraya kadar bir sorun yok asıl sorun birbirleri ile fiyatsal rekabete girip bu parçaların kalitesini düşük tutmalarıdır. Tüm bu sebebler ışığında size optik lenslerini bizzat kendileri üreten ve iyi lensleriyle bilinen markaları tercih etmenizi önerebilirim. Lens üreticileri; Canon, Nikon, Sony, Olympus, Kodak, Fuji, Minolta, JVC markalarıdır.

4- Makine seçiminde flaş fonksyonuda önemlidir.

Fotoğraf çekilirken flaş patladığında kuvvetli ışık insan gözünün içinde ve en arkasında bulunana kılcal damarlardan yansıyarak kırmızı bir renk verir. Bu durum fotoğraflara yansır ve kişinin gözü kırmızı çıkar. Bu durum ışık seviyesi yetersiz ortamlarda daha sık meydana gelmektedir. Bunun önüne geçmek için flaşında Red Eye Reduction özelliği olmalıdır. Bu özellik deklanşöre bastığınızda 1 nci ışıklamayı yapar, ardından 2. nci ışıklamayla fotoğrafı çeker böylece göz kendini ışığa göre ayarlamış olur ve kırmızılığın önüne geçilmiş olur. Alacağınız makinede bu özelliğin olması sizi bu dertten kurtaracaktır. 

5- Görüntü sensörü de fotoğraf kalitesini doğrudan etkiler.

Mevcut iki adet sensör vardır: CMOS ve CCD sensörü. Bunlardan CMOS eski tip makinelerde kullanılan ve nispeten ucuz olan sensördür. Fakat bazı üst düzey fotoğraf makinelerinde (D-SLR) kullanılmaktadır. CCD ise yeni nesil makinelerde (Compact) sıklıkla kullanılır. CCD sensör kalite bakımından CMOS dan iyidir. Ve nispeten daha pahalıdır. CCD sensörlü makineleri seçmeniz fotoğraf kalitesi bakımından doğru olacaktır.

6- Deklanşör gecikmesi canınızı sıkabilir.

Bir fotoğraf çekimi sırasında gülümsediniz ve poz verdiniz arkadaşınızda deklanşöre bastı. İşte bu basma işleminden fotoğrafın yakalanabilmesine kadar geçen süre deklanşör gecikmesidir. Bu gecikme ne kadar fazla olursa sizde o kadar poz durumunda kalacaksınız. Bu noktada resmin doğallığıda bozulabilmektedir. Bu nedenle deklanşör gecikme süresi 2 saniyeyi geçmeyen makineler iyi bir tercih olacaktır. 

7- Piller ve hafıza ünitesi fotoğrafın kalitesiyle hiçbir ilgisi olmamasına rağmen kullanım açısından önemlidir.

Bir makinenin pil süresinin uzun olması iyi bir özellik olacaktır. Makine alırken en son dikkat edilebilecek özelliklerden biridir. Makinenin şarj edilebilir kalem pille çalışabiliyor olması avantajınızadır. Piller bittiğinde normal kalem pil alıp devam etme imkanınız olur.

Makine ile birlikte gelen hafıza ürününün boyutuda önemlidir. Ne kadar hafıza o kadar fotoğraf kaydı demektir. Bu nedenle yüksek hafızalar avantajlıdır. Ayrıca makinenin PC bağlantısı için USB çıkışının olması olmazsa olmaz bir başka özelliktir.



Evet umarım bu yazıyı okuduktan sonra, konuya yabancı olan arkadaşlar daha net seçimler yapabileceklerdir. En azından kafalarında hangi özelliklerdeki bir makine alacakları fikri netleşmiştir. Bundan sonra tek yapmanız gereken alabileceğiniz makinelerin özelliklerini incelemek ve karar vermek. Sanırım bu engin seçenkeler denizini bir hayli daraltmış olduk. Aynı zamanda gereksiz, abartılı özellikleri nedeniyle size ekstra masraf olabilecek seçenekleride elemiş olduk. Artık gerisi size kalmış arkadaşlar. Başarılı seçimler yapmanız dileğiyle........

Zayıflama egzersizleri ve beslenme

Bir çok kişinin sorunudur kilolu olmak,o kadar güzel şeyler var ki onları yememek için insan kendini zor tutuyor fakat onları yedikten sonrasını hiç düşünmüyor ve kilo alıyor.Kilo almanın başlıca nedenleri hareketsiz yaşam,çok yeme,tiroid hastalığı gibi nedenler.Ama ilk önce doktora görünmeniz de fayda var tiroid hastalığı da olabilir mutlaka doktora görünün

Globalleşen dünya'da insanlar masabaşı işlere başvurmaya başladılar ve bu da beraberinde kiloyu getirdi.Artık insanlar oturdukları yerden çalışmaya başladılar ve fastfood türü hazır gıdalar yediler bunlarda beraberinde obeziteyi getiriyor.Dünya'da obez olanlar genellikle fast food ve türevi gıdalar yiyerek öyle oluyorlar.Kilo almanızı engellemek için yemek  saatleriniz de yağsız ve hazır olmayan gıdalar yiyebilirsiniz ve yürüyebilirsiniz.

Hareketsiz yaşam demiştik üstte de belirttiğim gibi tek iş yeriniz de değil ev de bilgisayar başında oturmakta kilo aldırıyor aynı şey.Üşenmeyin çıkın dışarı en az 30 dakika yürüyün  bir yürü-bir koş tekniğini kullanın görüceksiniz zamanla sabırla yağlanmaktan kurtulacaksınız ama istekli olacaksınız yoksa olmaz.

Sporun bana göre yeri ve zamanı olmaz,aklınıza gelen müsait olan her yerde yürüyün hareketler yapın.
Bu hareketler neler olabilir şınav,mekik,koşu,olabilir.

Eğer yemeklerden sonra spor yaparsanız yağlanmazsınız.

Günlük program

Bu hareketleri bir gün yapıp bir gün dinlenin

Şınav 5x10set : 50
Mekik 10x10set:100
Kardiyo yani ip atlama veya koşu:15 dakika ile başlayın ve alıştıkça uzatın

Bunları yaptınız ve beslenmeye geldi sıra beslenme de çok önemli kilo almamak ve kaslanmak için
yağlı gıdalardan kurtulacaksınız bir kere!!
Esmer ekmek yiyin beyaz ekmeğe göre kalorisi az ve yararlıdır
Gazoz,kola benzeri gazlı içeceklerden uzak durun
Kefir için hücreleriniz yenilensin
Balık yiyin protein bulundurduğu için kas yapıcı özelliği vardır.
Lifli gıdalar tüketin
Bol bol meyve yiyin
Doyduysanız kalkın ısrarlar olsa bile yemeyin
Dışarda yemek yemeyin ev yemekleri yiyin
Bir gün olsada kendinizi ödüllendirin

Sağlıklı yaşamlar.:)

Evdeki malzemelerle bumerang yap

Bumerang atınca sana geri dönen bir tür alettir.Çok eskilerden avustralyalı aborjinlerin bulduğu bir şeydir.Ben alamam diyorsanız onun çaresini de düşündük.Evde ki malzemelerle siz de bumerang yapabilirsiniz,deneyince gerçekten çok eğlenceli olduğunu göreceksiniz...

Gerekli olan malzemeler

Karton,kalem,silgi,makas,maket bıçağı
Şekilde görüldüğü gibi kartonu kesersek ve bu kestiğimizi kontraplağın üstüne koyup kontraplağı kesersek istediğimiz şekile ulaşıcaz.

Lehim nasıl yapılır?

Lehim nedir?

Lehim kurşun-kalay karışımı bir maddedir kolaylıkla 200 derecede erir bu yüzden bu maddeler kullanılmıştır.Kalitesiz lehimler insan sağlığına zararlıdır,lehim yaparken çıkan dumanı soluduğunuzda size ciddi zararlar verir.

Lehim nasıl yapılır?

Lehim yapmak için ilk önce lehim,havya altlığı,lehim pastası ve bir tane de havya gereklidir.Havyanın da kaliteli olması önemlidir aksi takdirde lehimi eritemez ve işimizi görmez.Havya altlığını da havyayı kullanmadığımız zamanlarda oraya koyarız.Lehim pastası ise havyanın ucunun ve lehim yapacak yerin temizlenmesinde yardımcı olur

Şimdi gelelim lehim yapmaya ilk önce lehim yapacağımız yeri temizlemeliyiz bunu için lehim pastası kullanmalıyız ,daha sonra havya ucunun da temiz olmasına dikkat etmeliyiz daha sonra lehim ve havyayı alıyoruz eğer bir elemanı plakete lehim yapacaksak bacağın en dip noktasına havyayı tutuyoruz daha sonra biraz bekliyoruz çünkü yüzey biraz ısınsın ki lehim yayılsın daha sonra lehim havyanın ucuna tuttuğumuz da hiç bir şekilde lehimi itmiyoruz o kendi kendine eriyor daha sonra yayılmasını bekliyoruz bu sırada havyayı kaldırmıyoruz aksi takdirde lehiminiz bozulur ve işlemimiz bitiyor.

Pürüzsüz bir lehimin ipuçları

1-Lehim kaliteli olmalıdır benim önerdiğim marka SOLDEX'tir.
2-Havyanız kaliteli olmalıdır çin malı olmasın yeter :)
3-Lehim yapacağımız yerin temiz olması gerekir
4-Havyanın temiz olması gerekir
5-Lehim yaparken havyayı fazla tutmayınız aksi takdirde fazla ısınır 2-3 saniye tutsanız yeterli olacaktır
6-Çok fazla lehim kullanılmamalı,çok fazla kullanınca daha iyi lehim olmuyor

Bir buton bir zil tesisatı ve iki buton bir zil tesisatı

Elektrik-elektroniğe yeni başlayanlar için vazgeçilmez tesisatlar

Bir buton bir zil tesisatı



















İki buton bir zil tesisatı 



Bir gün sizde zengin olabilirsiniz

İnanması güç ama sizde bir gün zengin olabilirsiniz nasıl mı sadece inanarak bugün genç yaşta milyoner olan onlarca insan var bunlardan birisi bill gatestir babasının yüzüne su çarpmasıyla babasına kızdı ve hayatı değişti.Facebook'n kurucusu mark zuckerberg ise hiç hayal etmediği bir yere geldi ilk önce küçük bir arkadaşlık sitesi açtı bu siteye sadece kendi üniversitesinden kişileri kayıt yaptı ama sonra tüm dünya ya yayıldı ve şuan 500 milyon üyesi var ve paraya para demiyor özellikle reklamlardan mark bir aşçı arkadaşına facebooku ilk kurduğu yıllar gel ortak olalım dediğini ve arkadaşının bunu kabul etmediğini biliyor muydunuz? eğer kabul etseydi şuan o da bir milyarderdi.

Ama görüyoruz ki mark'ı para değiştirmedi yine küçük bir evde yine aynı tişörtlerle ve işine de bisikletle gidip  geliyor,demem o ki bir gün şayet mark gibi olursanız para sizi değiştirmesin. :)

Tıklama başı para veren türk siteler

Tıklama başına para veren sitelerden Türkiye'de şuan için de en güvenilir.Gitti gidiyor.com ve sitemde de olan indirdik.com'dur.Hem bilindik türk hem güncel zamanında ödeme eğer siteniz var ise bu sitelerle iş birliği yaparak onların reklamlarını paylaşarak para kazanabilirsiniz tabi çok büyük para beklemeyin ama yine de internet parası çıkar ama eğer azmedip ve siteniz de hiti yüksek ise o zaman yüksek paralar kazanabilirsiniz bol kazançlar.

Gitti gidiyor iş ortaklığı başvurusu
https://aff.gittigidiyor.com/aff/index.jsf

İndirdik.com iş ortaklığı başvurusu

 http://aff.indirdik.com/cp